BÝR HÝKAYE
Birbirine bitiþik iki çiftlikte yaþayan iki erkek kardeþ vardý. Günlerden birgün aralarýnda anlaþmazlýk baþ gösterdi. Ýki kardeþ arasýnda o zamana kadar ilk defa görülen anlaþmazlýk giderek büyüdü ve ayrýlýða sebep oldu. Ýki kardeþ birbirlerine yalnýzca küsmekle kalmadýlar, yýllardýr ortaklaþa kullandýklarý tarým makinelerine varýncaya kadar sahip olduklarý bütün araç gereçlerini, mal varlýklarýný da ayýrdýlar. Küçük bir yanlýþ anlama sonucu baþlayan anlaþmazlýðý izleyen ayrýlýk giderek büyüyen uçuruma dönüþtü ve en sonunda yerini karþýlýklý kullanýlan nahoþ sözlere býraktý. Bunun ardýnda da beklenenler oldu ve kardeþler arasýnda önce þiddetli kavga, sonra da ürkütücü sessizlik yaþanmaya baþladý.
Bir sabah bu iki kardeþten büyüðünün kapýsýna bir usta geldi. Elinde büyük bir marangoz çantasý vardý. Ev sahibinden geçici bir iþ istedi : “Yapýlacak ufak tefek iþiniz varsa size yardýmcý olmak isterim!” dedi. “Elimden hemen her iþ gelir. Birkaç gün çalýþýrým. Ýþi bitiririm!” Büyük kardeþim aklýna o an bir “iþ” geldi. “Evet, sana göre bir iþim var!” dedi ve küçük kardeþinin çiftliðini iþaret etti: “Þu derenin karþýsýndaki çiftlik komþumundur. Daha doðrusu küçük kardeþime aittir. Geçen haftaya kadar benim çiftliðimle onunki arasýnda bir otlak vardý. Sonra buldozerleriyle oraya ýrmak bendi yaptý ve þimdi aramýzda otlak yerine çiftliklerimizi birbirinden ayýran dere var. “Ýþ isteyen adam büyük kardeþim söylediklerini dikkatle dinledikten sonra sordu: “Benden ne yapmamý istiyorsunuz?” Büyük kardeþ önce þüphesini, sonra da kararýný açýkladý. “Kardeþim bunu bana acý vermek için yapmýþ olabilir. Fakat þimdi ben onun yaptýðýndan daha büyük bir þey yapacaðým.” Bunlarý söyledikten sonra adamý aldý, ahýrlarýn olduðu yere götürdü ve duvarýn dibinde yýðýlý duran kütükleri gösterdi. “Senden bu kütükleri kullanarak iki çiftlik arasýnda 3m yükseklikte bir çift yapmaný istiyorum” dedi. “Kaç gün çalýþýrsan çalýþ nasýl yaparsan yap ama bana öyle bir çit yap ki; gözlerim kardeþimin çiftliðini artýk görmek zorunda kalmasýn!” Ýþ arayan ustabaþý baþýný salladý: “Sanýrým bu durumu anladým efendim! Þimdi bana çivilerin, kazma ve küreðin yerini gösterin ki, hemen iþime baþlayayým!”
Büyük kardeþ ustaya kazma, kürek ve çivilerin yerini gösterdikten sonra alýþ veriþ için kasabaya gitti. Usta bütün gün boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sýký bir çalýþmaya koyuldu. Akþam güneþ batarken iþini bitirmiþti. Çiftlik sahibi büyük kardeþse alýþ veriþini tamamlayýp kasabadan dönmüþtü. Gelir gelmez ustanýn yaptýklarýna baktý. Ve þaþkýnlýktan gözleri yuvalarýndan fýrlayacakmýþ gibi açýldý. Karþýsýnda yapýlmasýný istediði çit yoktu. Ama derenin bir yakasýndan öteki yakasýna uzanan muhteþem bir köprü vardý. Biri kendi çiftliðinin, öteki kardeþinin topraðýna oturturulmuþ saðlam iki ayak üzerinde; yanlarýndaki korkuluklarýna varýncaya kadar bütün ayrýntýlarý ile yapýlmýþ ve tam anlamýyla “usta iþi” denilecek kusursuzlukta bir köprü uzanýyordu.
Büyük kardeþ hala geçmeyen þaþkýnlýðý ile köprüyü seyrederken karþýdan birinin geldiðini gördü. Dikkatle baktýðýnda gelenin komþusu, yani kardeþi olduðunu anladý. Kardeþi kollarýný iki yana açmýþ halde köprün karþý ucundan kendisine doðru yürüyordu. “Benim sana yaptýðým bunca haksýzlýða ve söylediðim kötü söze raðmen sen bu köprüyü yaptýrarak ne kadar iyi ve büyük biri olduðunu gösterdin” dedi aðabeyine, “Þimdi bir büyüklük daha yap ve sende bana kollarýný açarak bana gel” Köprünün iki ucundan ortaya doðru yürüyen kardeþler tam ortada bir araya geldiler. Ve sevinçle kucaklaþtýlar. Büyük kardeþ bir ara arkasýna baktýðýnda çantasýný toplayýp oradan ayrýlmakta olan ustayý gördü “gitme, dur, bekle” diye seslendi ona. “Sana yaptýracaðým birkaç iþ daha var” usta gülümsedi: “Ben buradaki iþimi tamamladým, gitmeliyim, yapmam gereken daha çok köprü var” Köprüleri kurabilecek gücünüz hiç eksik olmasýn. Köprüleri kurduktan sonra da yýkýlmamasý için sýk sýk bakýmýný yapýn, yani sevdiklerinize zaman ayýrýn, o köprü yoluyla sýk sýk gönülleri ziyaret edin.
“BAÞKASINI AFFETMEYEN KENDÝSÝNÝN DE ÜZERÝNDEN GEÇMEK OLDUÐU KÖPRÜYÜ YIKMIÞ OLUR. “